zeynice

Wednesday, March 08, 2006

BİR SÛFİ ...ZUNUNU MISRÎ....

Ey Allahım! Benimle senin muradının en uç noktası arasında hiçbir perde bırakma ve onu yırt;sınırları kaldır, engelleri kolaylaştır ve kapıları aç ki, kalbim marifetinin ışığının önünde dursun , muhabbetinin tadını; gölümün en derinlikleri her halimde senden gelen her şeye rızayla serinlesin ki senin tercihin olmayanları seçemeyeyim.Bana ,senin velayetinde ehil olanların makamlarından bir makam ver ki sana itaatta geniş bir hareket alanı bulmuş olayım!!

Ey Allahım ! Bana öyle bir bakış ihsan et ki , beni samimi bir şekilde sana yükseltsin.Çünkü kendisini sana tanıtan kişi meçhul olmaz .Sana sığınan kişi yüzüstü bırakılmaz.Seninle sevinen elbette ki neşelidir.
Ey Allahım! Ayaklarım senin hzuruna varmak için hızlandı , gözüm sana doğruldu ,ellerim senin lutfuna açıldı ,sesim sana çığlık attı.Seni hiçbir nida usandırmaz sana dua eden hiçbir kimse düş kırıklığına uğramaz.

Ey Allahım!Bizi yeryüsünün her tarafında Sana hizmet eden öğrenci ,seçtiklerinin en hassına dost, kapında itifakta olan müritlere ahbab yap.

Ey Allahım!Hatalarım beni senin güzel lutuflarından mahrum etse de güzel hediyelerine olan kesin inanç beni yakınlaştırıyor.

Ey Allahım!Karşılık vermenin elemi beni ateşe davet etse de ,sevabının bolluğu cennete davet etmektedir.

Ey Allahım! Bir an bile olsa beni, daima kötülüğü emreden nefismle baş başa bırakma!!!!

Ey Allahım !Hem sana hem de bana şeytan düşmandır.Bizi affından daha kötü bir yara onu kızdırmayacağına göre ,bizi AFFET!!!!

Monday, March 06, 2006

SPOTLESS...

A full stop …
Have you ever thougt abour it?...Have you ever searched it?..Have you ever tried to find what’s the meaning of it?what’s the purpose of it?what’s the story of it?...
-Never?...
So come after me…We are going to the the birth of a full stop..Come after me , we will see the origin of a full stop…
It comes from the only power …it comes and will turn to him again …it seems like a begining ,sometimes a missing time , sometimes an end….it reflects all our beginings and ends…it knows….
It is in “nûn” it is in”kâf” …it is in all words of the big power…Allah …
It tells the story of begining….creation…it is the symbol of the heardbreaks…..it tells the only one …who never goes, who never ends….
It calls us to somewhere …it calls us as if it is crying …But why we cant hear it?...What’s the matter about us ?What’s the shortness of us?...What ‘s the reason?...
It invites us to somewhere that we have never gone….that we ‘ve never been…
So three full stops can understand me…only three of it …
Take me with you!...Whereever you want!I find myself in you… You’re the begining you’re the end…Encourage me!!..Make full of my mind with only his name…
Three spots… from Allah ….to Allah…


ZEYNİ…

İNGİLİZCE DESRLERİ...

İNGİLİZCE BİR CÜMLEDE SÖZCÜK DİZİMİ


İngilizce sözcük dizimi Türkçe sözcük diziminden farklıdır Türkçe bir cümlede yüklem cümlenin sonunda yer alır ve özneyi de içinde barındırır.

ÖRNEK: Ben İngilizce çalışırım.

Özne + nesne + yüklem

Subject + object + verb

Cümlesini “İngilizce çalışırım”biçiminde de ifade edebiliriz ve ikinci cümlede özneyi açık olarak göremediğimiz halde öznenin 1. tekil şahıs ait olduğunu yüklemdeki –m takısından anlarız.Bu durum İngilizce için geçerli değildir.Yani İngilizce bir cümlede yüklem özneyi belli etmez.Bu yüzden cümleye özne ile başlamak zorundayız.Formule etmek istersek İngilizce cümle düzeni şöyledir:


Subject + verb + object

Özne + yüklem + nesne

“İngilizce çalışırım .” cümlesi İngilizcede “I study english” biçiminde ifade edilir…


1-“BE” YARDIMCI FİİLİ (THE VERB “BE”)

Sözcükleri rastgele bir araya getirerek cümle kuramayız.Cümle kurabilmemiz için mutlaka bir fiile ihtiyacımız vardır.”Be fiili “come ,go ,study,eat”gibi asıl fiilimiz olmadığı zaman cümle kurmamızı sağlar.”am , is , are “ biçiminde kullanılır.

Singular subject pronouns(tekil öznele) Plural subject pronouns(çoğul özne)

I am (ben) We are (biz)
You are (sen) you are(siz)
He is (o) erkek için they are(onlar)
She is(o)kadın için
It is(o)cansız varlık için


Örnekler:
Be + isim Be + adjective (sıfat) Be + mekan
I am a teacher . I am tall they are at home
(ben öğretmenim) (ben uzunum) (onlar evdeler)

Be yardımcı fiili diğer derslerimizde de göreceğimiz gibi zaman bildiren tenselerle de kullanılabilir.

Friday, March 03, 2006

GEÇ KALMIŞLIK....


Bilmeden farkına varmadan anlıyorum ki bir yola çıkmışım.dehlizlerle dolu kuytu sapaklar ile gizlenmiş bir yoldayım..

Bir yolda olduğumu geç farketmişim sanırım sonu mu gelmiş ne?Karardı ortalık!Bir nokta halinde de olsa ışık arıyor gözlerim...Nafile ..Üşüyorum kalbim titriyor...Bededenim soğumaya başladı üşüyorum...

Boğazımda düğümlenmiş bir şeyler var,ama kelime değil bunlar,başka türlü..Yürümeye devam ettikçe rahatsız ediyorlar...boğulacak gibi oluyorum...

Yol bitmiş...Geç farketmişim bir yolda yürüdüğümü.Yol bitmiş elimde olan herşeyin sonu gelmiş...

Bir nida var yalnız ...Duyuyorum ...çığlık gibi,emir gibi ,ürkütücü bir nida ...duyuyorum...Ne yaptın diyor?bugüne değin ne yaptın?Biteceğini bilmedin mi?Sonu olacağını bilmedin mi?Hesap vereceğini bilmedin mi?Artık bitti ...Çok geç kaldın..Dönüş yok,yolar yok ...Bitti!!

Bu ,bu,bu Rabbim mi diyorum kekeleyerek ,bu sonum mu?Bu benim bitişim,yok oluşum mu?Geç mi kalmıştım..

Halbuki zamanım var diyordum hep..vaktim var,biraz daha çabalayayım,çalışayım hayatım için diyordum..Tevbe ediyordum oysaki her lahzamda ..O bana benim onu zannettiğim gibiydi ve ben onun beni affedeceğini zannediyorudum ...Ama yine de tevbe etmeye de vaktim vardı daha gençtim ben ..çok genç...

Nida bu kez daha yüksek bir sesle geliyordu :yanıldın,çok yanıldın!Bitişin olcaktı elbet ,yok oluşun!Şimdi yanıtla ...Kim rabbin ?Kim peygamberin?Nedir dinin? Neden çıktın kelamımın lafından?Neden çıktın nebimin sünnetinden?Neden daldın boş,çıkmaz fani hayallere ?Neden bana verdiğin sözü tutmadın?Hani benimdin?Hani başka asla kıyas olmayacaktı?Nerede kaldı sözün?..Nerede kaldı özün?

Sen bendin,Ben sendim oysa!Bunu hiç bilmek istemedin!Hiç borcunu ödemedin ,oysa ki neler vaad etmiştim ,ne mekanlar ne nimetler hasıl etmiştim...oysa ki mis kokulu bembeyaz kefennde gelecektin huzuruma,oysa ki melekler kıskanacaktı seni,oysa ki yedi kat gök soracaktı birbirine "kim bu?Ne bu güzel koku?"Diyecektim ki :O mümin kulum ..diyecektim ki gel seni bekliyordum..oysaki bilinmek istemiştim yalnızca..

Geç kaldın.Yanıldın!Sen de yanılanlardan oldun,sen de hüsrana uğrayanlardan ...

Şimdi son..O merak bile etmediğin çoğu kez düşünmek bile istemediğin son..sonun..!!BEKLE VE GÖR...!!

KAR

KAR
Bekle biraz daha geçsin zaman..lapa lapa kar yağsın üzerimize .Her birini bir melek tutup indirsin gökyüzünden.Sen önüme düş benim sessizce.Buzdan bir ayaza çeksin hava.Soğuk bıçak gibi doğrasın içimizi.Bir kardelenin güzelliğine vurulsun kalbimiz.Sen kanımızı ısıtan umutlarımızdan bahset;ben günahlarımı temizleyeyim gözlerimden usulca...
Bekle biraz daha geçsin zaman ....Lapa lapa kar yağsın üzerimize.Bir kefen sessizliğine bürünsün gece.Hiçbir günaha dokunmayan cümleler kuralım dilimiz döndüğünce ve zaman uzayıp gitsin bin yıllık mesafeye .....
Belki ozaman çoğalır sesimiz;belki de donup kalırız kuyru bir yerde....

Thursday, March 02, 2006

ÇELİK ÇOMAK OYUNLARI,BEZ BEBEKLER ,KIŞIN BOZA KEYFİ VE PEMBE DÜŞLERE DAİR...

Gençliğim sen biraz bekle ben bitiremedim çocukluğumu…
Sesler … 3-4 aylığım ozaman için hiçbirşey ifade etmeyen sesler var .Sadece annemin kucağında mutluyum,orada duymuyorum hiçbirşeyi, orası sıcak ,evet orada mutluyum…
Sonraki aylarımda ve ilk yaşımda babam kapıdan her girdiğinde ‘da da’ deyip elimi uzatıyorum….sebebini bilmiyorum ,kimse bilmiyor..
Artık yaşlarım başladı ,3 ve ya 4 yaşlarındayım …Bakışlar benim için ifade kazandı , kime nasıl bakmam bakmalıyım biliyorum, bıcır bıcır konuşabiliyorum.Telaffuz edemediğim kelimelerim ve hislerim var , işte o zamanlarda da çığlık atıyorum…Çığlık atıyorum, kimse sebep sormuyor, çok rahatım…
5-6-7 yaşlarındayım…Şimdi pembe düşlerim başlıyor..Evcilik oyunlarım var,babamın karlı kış gecelerinde kürkünün üzerinde kar taneleriyle eve geldiği akşamlarda getirdiği oyuncak mutfak takımlarım var ..Hiç sıkılmadan ,bıkmadan evcilik oynuyor,yemek yapıyorum,hiç gözleri kapanmasa da usanmadan ayağımda salladığım bebeklerim var..Ama o uyuyor ben biliyorum ya o bana yetiyor..
Komşuların, ahbapların konuşmalarına kulak kabartıyorum:”ne sessiz kız ne sakin “diyorlar …İçimden hiçbirşey geçirmiyorum sanki bekleyin de görün der gibi ..
Tabii okul diye bir şey giriyor hayatıma birden..Tanımlayamıyorum ama o an için düşlerime dahi hakim oluyor ….Meşguliyetlerim biraz artıyor ama olsun ben küçücük kutulara sakladığım renk renk bilyelerden , gözleri hiç kapanmayan bez bebeklerimden vaz geçmiyorum…
Sonraları sebebini bilmiyorum ama kaçıp kaçıp odalara saklanıyor ve yalnız kalmak istiyorum…Kapıları arkamdan “şak” diye çarpıp yatağıma uzanıyorum..Düşlerim beni yalnız bırakmıyor sağolsun .. Düşlerim ,pembe düşlerim …
Karlı sabahlara uyanıyorum tabiri caizse çılgına dönüyorum…pencerelerden ayrılmıyorum günlerce ,gecelerce … sabah oldu mu ellerime düşen kar tanelerini bir bir seyrediyorum….Sonra başımı göğe kaldırıyorum, buz gibi kar taneleri yüzüme düşsün daha da beyaz olayım diye….!!!
Karlı gecelerin vazgeçilmez bekçisi geçer sokaklardan nidasını duyuyorum:”boza boza kaymak”diyor…. Yalvarıyorum babama nolur boza alalım…babam bozacının bir kere taklidini yapıyor gülmekten yerlere yatıyorum…ve tabii bozayı da kapıyorum…sıcacık odamda boza ile kar keyfi yapıyorum……
Bahar mevsimini seviyorum sanırım…En azından artık sokağa çıkarken manto giymesem de olur diyorum, üstümdekiler hafif ,rahatça , gönlümce koşturabiliyorum…çiçek açmış ağaçların altına geçiyorum yaprakları saçlarıma düşsün diye , öyle daha güzel oluyorum …..
Ama o zaman için kızdığım ve sıkıldığım bir şey var :”ya bu başörtüyü illa takıcam mı?”… daha galiba 2. sınıftayım …Bilemezdim ki o zaman istemediğim , başımdan çıkartmak istediğim başörtüm için neler yapacağımı ,onun uğruna nelere göğüs gereceğimi , ondan taviz vermemek uğruna ve onun ile yaşamak uğruna göz yaşları dökeceğimi….
Evet daha bilemezdim … çünkü pembe düşlerim, hülyalı gülüşlerim , dokunulmamış gözlerim ,solmamış kalbim, kopmamış figanlarım , titrememiş hiç buz kesmemiş ellerim,hiçbir karede eksik olmamış samimi gülüşlerim , içi parlayan gözlerim, şimdiki gibi yavaşlamak istemeyen kalbim ,şimdi ki gibi beyazlığı karanlık yüzlerle kirlenmemiş beyazlığına başka renk deymemiş pamuk gibi beyaz bir tenim ,belime kadar uzamış galiba beni farklı kılan saçlarım, tertemiz secdelerim , işlenmemiş günahlarım vardı pembe düşlerim ,hülyalı gülüşlerim vardı..
Çünkü nefsim yoktu ,belki adı bile yoktu .çünkü tevbelerim,yakarışlarım ,arınmaktan usanmadığım günahlarım,zerresinin beni mahvedeceğini bildiğim günahlarım yoktu ,düşündüğüm bir kalp , hissetmek için can çekiştiğim duygularım yoktu, çünkü sıyrılmayı , kaçmayı hedef bilmiş , ama ayakları bağlı bir ruhum yoktu , çünkü sınırlarım yoktu, kimse karışmazdı bana çünkü çocuktum … çünkü koşuyordum alabildiğince uzaklara ….
Çünkü pembe düşlerim , hülyalı gülüşlerim vardı ….
Gözlerini yum Zeynep korkma…

 
www.blogcu.com/gelincik2